Sosial şəbəkələrdə yayımla

Yola vermenin (+) artısı olur mu?

Geçenlerde çok eğlenceli ve bir o kadar da farklı bir ajansla tanıştık. Ajansın iş hayatında yanaşma tarzının nasıl önemli ve müşteriyi etkilemedeki yerini en basit ve yalın şekilde konuşarak da olsa gördük. Ali Saydamın en son  Marketing Türkiyede yazdığı yazının bir benzerini gerçek hayatta birebir bu tanışmamızda anladık. Alibey yazısında “Sancıyı anlamadan hizmetçi olunmaz” işveren birimlerle işyapan birimler arasındaki iletişimin kopukluğundan ve iş alınmadığın da uğradıgı hezimetten o kadar güzel bahsetmişki üzerine söz söylemeye gerek bile yok. Yazıdaki örnekte “Neden?” sorusunu bile sormaktan çekinen müşteri ve iş gören birimler işler olumsuz olduğunda, her iki tarafta her daim haklı ve mağdur olur. “neden” sorusunun yanıtı her iki taraf için de  basittir. Her zaman olaya taş koyan ya kötü kalpli kurumsal iletişim direktörüdür ya da bizi anlamayan reklamveren diyor Ali Saydam

İş kültürümüzün sorgulayıcı olmaması dolayısı ile hakikaten  iş yapan ajanslar müşterilerinden olumlu yanıt almadığında başını öne eğmiş dünyanın sonu misali ayrılıyorlar sebeb yok sonuc yok. Nedir problem bilmek isteyen de yok. Iki tarafta birbirinden kolay şekilde vazgeçiyor ve sonuçta  iki tarafta kaybediyor. Kazakistanda calışan ve burayada hizmet veren ajansın da üzerine gittiği  ve müşteri ilişkilerini geliştirmeye yönelik yaptığı calışmada bundan ibaretti. Her bir iş prosesinden sonra müşterilere müşteri ilişkilerini, creative ve diğer tüm iş prosesini puanlamalarını istiyorlar ve iş tamamlandıktan sonra sonuçlar olumlu yada olumsuz olsun gelip görüsüp fikirlerini aliyorlar. Böylece müşteri kendisine değer verildigini anlıyor ve işin diğer tüm kişisel faktörlerden daha önemli olduğunu görebiliyor.

Sadece ajans olarak meseleye bakmak da yeterli değil. Bireyler gerçek hayatta da birbirlerini çoğu zaman bu şekilde yola veriyorlar. Fakat yola vermek kadar kişilerin ve ajansların imajini sarsan bir yaklaşım daha yok. Karşımıza geçip müşteriyi ele alacağına,geçmiş günleri geride bırakıp yeni insanlar tanıyacağına artistlik yapan insanlar malesef çok şey kaybediyor. Zamanında her iki tarafta birbirine  olumlu yada olumsuz yaklaşımda bulunmuş olabilir ama günümüz artık müşteri-ajans ilişkisinin  çok daha sağlam temeller üzerine oturtulması gerektiğini gösteriyor. Karşıdaki insani tanımadan geçmiş yaşananlara göre birbirlerini yargılıyor sonuçta müşteri yok, sektör kaybediyor.

İş hayatında herkesin yaşadığı sorunlar apaçık ortada. Herkes proseslerin ne kadar zor ve meşakatli olduğunun da farkında. Bu yüzden hem müşteri hem iş yapan tarafında iş ilişkilerinin sağlam temel üzerine dayandırılarak kurulması ve her iki tarafında birbirini çok iyi tanıyarak yola çıkması gerekli…
Ancak buşekilde sektör gelişir ve buşekilde işler daha verimli olur…

Baxılıb: 2777

Şərhlər